Kanada’daki üniversitelere lisans öğrencileri lise notları (%50) ve üniversiteye giriş sınav puanları (%50) ile alınıyor. Yerli öğrencilerin okul paraları $5000-$6000, yabancıların ise $15,000-$20,000 kadar, ve devletin olan ünüversiteler cok az yabancı ögrenci aliyor. Dolayısıyle Kanada’ya lisans eğitimine gelen yabancı öğrenci orani %10 nun altinda.  Zengin aileler, eğitimi ticarete dönüştürmüş,  İngiltere ve Amerika’ya gitmekteler. ABD deki okulların kalitesi Turkiyedekiler gibi bir uçtan öbür uca degisebiliyor. Kanada’daki okulların arasındaki kalite farki ise %10-15 den fazla olmaz.. İlk ünüversite eğitimini Türkiyede’ki iyi bir okulda alıp, sonra uzmanlık için yurt dışına gitmek en doğru yol.

Lisansüstü uzmanlığını sosyal, fen ve mühendislik bilimleri olarak ayırmak gerekiyor. Uzmanlık asistanı olarak burs bulmak mümkün ve bendeniz de İTÜ’den mezun olduktan sonra Kanada’dan kazandığım bursla uzman oldum buralarda. Sosyal bilimlerde burs bulmak oldukça zor, zira bu bölümler araştırma paralarını sadece devletten alabiliyorlar. Fen ve mühendislikte nispeten burs imkanları daha fazla olabiliyor. Biz mühendis olduğumuz için aşağıdaki tavsiyelerimiz daha cok fen bilimlerine özgündür.

Kanada üniversiteleri iki türlü burs verebiliyor. Çok iyi bir üniversiteyi birincilikle bitiren bir öğrenciye, onu uzmanlığa davet eden hocanın açıklayıcı mektubu ile üniversite direk burs önerebilir. Bu türlü burslar çok nadirdir ve her bölümde bir veya ikiden fazla bu türlü burs olmaz. Örneğin tüm ODTÜ’yü birincilikle bitiren bir asistanıma ve burada çok yüksek notlar alan İTÜ Makina Birincisi ve ODTÜ ikincisi asistanlarıma bu burslar verildi.

Uzmanlıkta en büyük kaynak, hocanın bizzat NSERC (Kanada TUBITAK) ve endüstriden, hakemlik süzgecinden geçmiş, yarışmalarla kazandığı araştırma fonlarıdır. Kendi dalında belirli bir üne sahip olmuş hocalara dünyanın her yerinden araştırma projeleri gelir ve bunun akademik kurallar içinde harcama yetkisi tamamen hocanın elindedir. Bölüm başkanları, dekanlar ve rektörler yöneticilerdir ve hocaların araştırmalarına hiç bir zaman karışamazlar ve karışmazlar. Onlar sadece akademik kurallara uygunluğunu denetlerler ve görevleri hocanın başarısına katkıda bulunmaktır. Ekserisi artık akademik araştırmadan uzaklaşmış, tamamen akademik yöneticilik mesleğini seçmiş, uzmanlık alanlarında dünyaca tanınmamış hocalardır. Kısacası, bir hocanın dekan olması onun uzman olarak yükselmesi değil, tam tersine uzmanlık çalışmasından artık elini eteğini çekmiş olduğunun göstergesidir.

Dolayısıyla, uzmanlık için en uygun takip edilecek yol aşağıdaki gibi olmalıdır:

  • Dışardan, Türkiye’deki en iyi mühendislik okulları ODTÜ, İTÜ, Boğaziçi, Bilkent, Koç ve Sabancı olarak görünmektedir. Bu okullarda son iki yıldaki ortalamanın %85 üstünde olması önemlidir. Fakat bazı okullarda, örneğin İTÜ’de, bu notu tutturmak imkansıza yakındır. O zaman dekanlıktan sınıfta kaçıncı olduğunu belirten bir yazı alınması gerekir. Son sınıfta veya bitirmede sınıfın ilk üçüne girmek çok önemlidir.
  • Öğrenciler master için, lisans eğitiminin son sınıfında; doktora öğrencileri ise master eğitiminin ikinci yılında, Kasım aylarında üniversitelere web sayfalarından direk başvurabilirler. Başvuruda gereken başlıca evraklar: Üniversiteden alacakları İngilizce not belgesi (Transcript); TOEFL İngilizce yeterlilik belgesi, üç referans, özgeçmiş ve çalışmak istenilen konuyu belirten bir başvuru mektubu gereklidir.
  • Başvurmadan önce o bölümdeki hocaların web sayfalarına bakıp, uzmanlık alanlarını öğrenmek gerekir. Dünyaca saygın dergilerde düzenli, her yıl yayın yapmamış; laboratuvarında bir-iki asistanın olduğu hocalar akademik olarak zayıftır ve onlarla çalışmaktan kaçınılmalıdır. Ayrıca, profesör olan bir hocanın atıf ölçümü H-15 in, doçentin ise H-10 nun üstünde olması tercihtir. Zira atıf sayısı, hocanın yaptığı araştırma makalelerinin kalite ölçüsüdür. Yardımcı doçentlerin (Asistan Profesör) atıf sayısına bakmak için henüz erkendir. Onun yerine, bu genç hocaların doktora aldıkları hocalarının atıf sayılarına bakmakta yarar vardır. Zira iyi hoca, iyi uzman yetiştirir. Uzmanlığı zayıf olan hocanın asistanları ise mezun olunca iyi okullarda hoca namzedi olarak kaale alınmazlar, ileri endüstride iş bulmaları daha zordur. Hocaların H indeksleri Google Scholar’dan kolaylıkla bulunabilir.( http://scholar.google.ca/ benimki https://scholar.google.ca/citations?hl=en&user=XCvgWG8AAAAJ ). Ayrıca, Microsoft şirketinin akademik arama motoru, her alanda dünyada en meşhur olan hocaları yayınlarının kalitesine göre sıralamaktadır. Uzmanlık alanındaki dallara girip tüm hocaların dünyadaki sıralamasına bakabilirsiniz (http://academic.research.microsoft.com/). Ben makina mühendisiyim (http://academic.research.microsoft.com/RankList?entitytype=2&topDomainID=8&subDomainID=10&last=0&start=1&end=100) ve uzmanlık alanım imalat (manufacturing) teknolojisi (http://academic.research.microsoft.com/?SearchDomain=8&SubDomain=9&entitytype=2).
  • Hedeflediğiniz hocaya çok kısa ve kibar bir elektronik posta atin. Bu mektupta bitirdiğiniz okulu ve bitirme derecesini ilk cümlede belirtip, hocanın çalıştığı alanda master veya doktora yapmak istediğinizi ve hocanın hangi çalışmasından etkilendiğinizi belirtin. İngilizce özgeçmişinizi ekleyin ve mektubun altına isminizi ve okulunuzu belirtin. Hoca cevap vermezse kesinlikle tekrar yazmayın, zira o bölümün kara listesine girersiniz. Zira hocalara, hele iyilerine, dünyanın dört bir yerinden her gün yüzlerce mektup gelir. Onların her birine cevap vermesi imkansızdır, fakat asistana ihtiyacı varsa ve ilgilenirse zaten cevap yazar.
  • Eğer okuduğunuz bolümde, bilimsel olarak aynı konuda çalışan saygın bir hocanız varsa, onun aracılığı ile temas kurmak daha kolaydır.
  • Kanada ve Amerika’da üniversiteler hocaya asistan almaları için para vermez. Asistanları işe alan ve maaşlarını veren hocalardır. Asistanlık bursu vermeden yanına uzman alan hocalardan uzak durmakta fayda vardır, zira araştırma yapmayan hocaya endüstri ve ülkenin TUBITAK karşılığı olan merkezler tarafından para verilmez.
  • Eğer Türkiye’den, örneğin TÜBİTAK’tan, burslu iseniz, kabul edilme şansınız daha yüksektir. Fakat TUBITAK burslu asistanlara teklif daha çok “beleşçi, zayıf” hocalardan gelir. Zira meşhur hoca için öğrencinin kendi parası veya hocanın vereceği maaşla okuması önemli değildir. İyi hoca, en iyi uzmanlık asistanı ile çalışmak ister, para derdi olmaz. Türkiye’deki burslu öğrenciler, burslarını kullanarak, en meşhur hocalarla çalışmaya uğraşsınlar. Fakat TUBITAK bursları zorunlu hizmet getirdiği için, İTÜ-ODTÜ gibi okulların en iyi öğrencileri tarafından kabul edilmez, zira onlar çok iyi hocalardan, karşılıksız asistanlık bursu alabilirler. Dolayısıyla, TUBITAK burslarını daha çok Anadolu üniversitelerinden mezun olan öğrenciler kullanmakta. Fakat bu öğrencilerin alt yapıları maalesef çok zayıf olduğu için burada çok zorlanmaktalar. Bir master veya doktora öğrencisi, herhangi bir dersten %70 in altında alırsa okuldan atılır. Bunu göz önüne alarak, bu öğrencilerin daha çok genç hocalarla fakat çok temel alanlarda (örneğin, matematik, mukavemet, akışkanlar mekaniği, kontrol, elektronik devre teorileri, iletişim teorisi) çalışıp doktora için temel hazırlamalarını tavsiye ederim.

 

Yusuf Altintas

M.A.Sc., Ph.D., Hon. Dr. Ing (Stuttgart), Dr.Cau.(Budapest), Professor

Fellow of RSC, EC, CAE, SME, ASME, CIRP, ISNM, P&WC, Tokyo Univ.

NSERC P&WC Industrial Research Chair Professor

 

The University of British Columbia

Department of Mechanical Engineering

Manufacturing Automation Laboratory

www.mal.mech.ubc.ca